Evrensel Pencereden Türkiye’de Sağlıkta Kalite

Ana sayfa » Kalite » Evrensel Pencereden Türkiye’de Sağlıkta Kalite
posted in Kalite, Sağlık
with 0 comments

(Bu yazı ‘Sağlık ve İnsan Dergisi’nin Ekim 2012 sayısında (vol:10) yayınlanmıştır. www.saglikveinsandergisi.com)

Türkiye’nin geride bıraktığımız 20 yılda sağlık hizmetlerinin sunumunda çok mesafe katettiği konusunda hepimiz hemfikiriz. Bu gelişmenin önemli bir yansıması da sağlıkta kalite alanında oldu. Oldukça kısa denebilecek bir zaman diliminde gündemimizde olmayan konuları konuşmaya, tartışmaya, uygulamaya başladık.

Türkiye için yol planını gözden geçirmeden önce son dönemde ana başlıklarıyla neler yaşadığımıza göz atmak faydalı olacaktır.

1999:    

  • ABD’de Institute of Medicine (IoM) tarafından kaleme alınan rapor, To Err is Human: Building a Safer Health System, ABD’de yılda 44.000-98.000 hastanın önlenebilir hatalar nedeniyle hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Hasta güvenliği kavramı hayatımıza girdi.
  • Joint Commission International (JCI) tarafından akredite edilen ilk uluslararası hastane Brezilya’nın San Paolo kentindeki Albert Einstein Hastanesi oldu.
  • SSK hastanelerinde ISO 9001 sertifikasyonu için bir “seferberlik” başlatıldı.
  • İstanbul’da gönüllülerden oluşan bir grup Sağlıkta Kalite Çalışma Grubu’nu kurdu.

2001:    

  • IoM, To Err is Human’da belirtilen sorunlara çözüm getirmeyi hedeflediği yeni raporunu yayınladı: Crossing the Quality Chasm (kalite uçurumunu aşmak olarak çevirilebilir).

2002:    

  • Ulusal düzeyde sağlık akreditasyon sisteminin kurulması ilk kez, o dönemdeki adıyla Sağlık Kuruluşları Derneği tarafından organize edilen ve Dr. Charles Shaw’un konuşmacı olduğu bir toplantıda tartışıldı.
  • Memorial Hastanesi Türkiye’de JCI akreditasyonunu alan ilk sağlık kuruluşu oldu, diğer hastanelerdeki çalışmalar yoğunlaştı.
  • T.C. Sağlık Bakanlığı (SB) performansa dayalı ek ödeme sistemini uygulamaya koydu.

2003:

  • Kamu ve özel sektörden 50’yi aşkın hastanenin kalite sistemi ISO 9001 sertifikası aldı.
  • Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından verilen Mükemmellikte Kararlılık belgesini alan ilk sağlık kuruluşu Acıbadem Sağlık Grubu oldu.

2005:    

  • SB Müsteşar Yardımcısının başkanlığında Ulusal Sağlık Akreditasyon Sistemi (USAS) Yürütme Kurulu oluşturuldu.
  • SB, Kurumsal Performans ve Kaliteyi Geliştirme çalışmasıyla performans sitemine kalite boyutunu ekledi (100 kriter).
  • ABD’deki Institute for Healthcare Improvement (IHI) hasta güvenliği konusuna dikkat çekmek ve önerileri hayata geçirmek üzere Saving 100.000 lives (100.000 hayatı kurtarmak) kampanyasını başlattı.

2006:    

  • Sağlıkta Kalite İyileştirme Derneği (SKİD) kuruldu ve aynı yıl European Society for Quality in Healthcare’e (ESQH) tam üye olarak kabul edildi.
  • USAS Yürütme Kurulu bir yıllık çalışmasının ürünü olan kapsamlı raporunu ve yasa tasarısı önerisini SB ve sonrasında düzenlenen bir çalıştay aracılığıyla sağlık sektörüyle paylaştı.
  • JCI uluslararası hasta güvenliği hedeflerini duyurdu.
  • SB Eskişehir Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi, KalDer tarafından verilen Ulusal Kalite Ödülü’nü kazandı.

2007:    

  • SB Strateji Geliştirme Başkanlığı bünyesinde Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Daire Başkanlığı oluşturuldu.
  • SKİD tarafından düzenlenen Sağlıkta Performans Ölçümü Sempozyumu’na dünyanın en büyük sağlık akreditasyon kuruluşu olan The Joint Commission’ın kıdemli başkan yardımcısı Jerod Loeb’in yanında ESQH eski başkanı ve Danimarka Gösterge Projesi’nin kurucusu Prof.Dr. Jan Mainz konuşmacı olarak katıldı.
  • Uluslararası bir akreditasyon programı daha Türkiye ile tanıştı. European Society of Medical Oncology (ESMO) Anadolu Sağlık Merkezi’nin onkoloji hizmetini akredite etti.
  • JCI, bünyesine Türkiye’den tetkikçi kattı.

2008:    

  • SB kullandığı kalite standartlarında önemli bir yenileme yaparak Hizmet Kalite Standartları (HKS) adını verdiği, 354 standart ve yaklaşık 900 alt bileşenden oluşan bir set oluşturdu.
  • SB, HKS’yi baz alarak hastane tetkiklerine başladı.

2009:    

  • Önce Kalite dergisinin Eylül-Ekim 2009 sayısında SKİD tarafından “Sağlık Hizmetlerinde Kalite” başlıklı özel dosya hazırlandı (http://issuu.com/kalitedernegi/docs/oncekaliteeylulekim2009).
  • Avrupa Birliği tarafından fonlanan ve dört klinik durumu (doğum, inme, kalça kırığı ve akut miyokard enfarktüsü) inceleyen DUQuE projesi başladı. SKİD’in ülke koordinatörlüğünde, projenin uygulanacağı sekiz ülkeden biri Türkiye oldu.
  • Kadıköy Şifa Hastanesi Ulusal Kalite Ödülü’nü kazandı.
  • SB tarafından Uluslararası Sağlıkta Performans ve Kalite Kongresi düzenlenmeye başlandı.

2010:    

  • Bugüne dek Ulusal Kalite Kongresi için sağlık alanında yedi panel, üç çalıştay düzenleyen SKİD ile KalDer arasında stratejik işbirliği anlaşması imzalandı.
  • SB, Ulusal Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri vermeye başladı.
  • SB, Hasta ve Çalışan Güvenliği Sempozyumlarını başlattı.
  • SKİD tarafından düzenlenen Sağlıkta Kalite Haftası kapsamında; Sağlıkta Yalın 6 Sigma Çalıştayı, Sağlıkta Performans Ölçümü Sempozyumu ve ESQH Bahar Çalıştayı birbirini takip eden üç gün içerisinde düzenlendi.

2012:    

  • DUQuE projesi’nin veri toplama kısmı tamamlandı. SB Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Daire Başkanlığı’nın desteğiyle 30 hastanede anketler ve 12 hastanede klinik verilerin toplanması sağlandı. Proje sürecine uyum sağlamak konusunda en başarılı ülkelerden biri Türkiye oldu.
  • 663 sayılı KHK ile oluşturulan yeni yapılanma sonucu 19 Mart 2012 tarihinden itibaren Performans Yönetimi ve Kalite Geliştirme Daire Başkanlığı biriminin varlığı sona erdi ve Sağlık Bakanlığı Merkez Teşkilatı bünyesindeki Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü çatısı altında Sağlıkta Kalite ve Akreditasyon Daire Başkanlığı kuruldu. Başkanlığın öncelikleri internet sitesinde şu şekilde sayılıyor:  1) Sağlıkta Ulusal Akreditasyon yapısını kurmak 2) Ülke genelinde tüm sağlık kurumlarını belirlenmiş olan bir eşik kalite ve hasta güvenliği hedeflerinin üzerine çıkarmak 3) Ülke olarak kalite ve hasta güvenliği adına sahip olduğumuz tecrübe ve bilgi birikimini başta komşu ve bölge ülkeleri olmak üzere dünya ülkeleriyle paylaşmak.
  • JCI 50 ülkede toplam 380 hastaneyi akredite etmiş durumda (laboratuvarlar, ambulans sistemleri, hastalıklara özel sertifikasyon dışında, sadece hastane sayısı dikkate alınmıştır). Türkiye 43, Suudi Arabistan 42 ve Birleşik Arap Emirlikleri 39 hastaneyle en önde gelen üç ülkeyi oluşturuyor. Asya ve uzak doğudaki dağılımda; Tayland 18, Çin 16, Tayvan 12, Singapur 14, G. Kore 13, Hindistan 17 olarak yer alıyor. Avrupa’da ise öne çıkan üç ülke var: İrlanda 16, İtalya 14, Danimarka 13. Brezilya 23 hastaneyle Güney Amerika’da önde.
  • Türkiye’de JCI akreditasyonu olan 43 hastanenin illere göre dağılımı şöyle:  İstanbul 22, Ankara 7, İzmir, Adana, Bursa ve Kocaeli 3’er, Antalya 2. Hastanelerin ikisi devlet üniversitesi olup (Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fak. Hastanesi), diğerleri özel hastanedir.
  • JCI, standartların revizyonu, hastaların tetkik sürecine daha fazla katılması ve habersiz tetkiklerin sürece dahil edilmesini de içeren önemli bir revizyon paketini 2014’te yürürlüğe almayı planladığını açıkladı.
  • SB, Sağlıkta İndikatör Yönetim Sistemi (SİYÖS) çalışmalarını başlattı.
  • SKİD www.skid.org.tr adresini yeniledi, faaliyet raporunu yayınladı, facebook ve LinkedIn hesaplarını aktive etti.

Kısa zamanda alınan mesafe baş döndürücü gerçekten. Türkiye’de sağlık sektörü sadece modern hastane binaları, güncel tıbbi teknoloji, yüksek performansla çalışan tıbbi kadrolarla yetinmedi, süreçler konusunda da önemli mesafe aldı. Kamu sektörü, sağlığı öncelikli bir alan olarak gördü, hedefe odaklanarak çalıştı.

Öte taraftan yukarıda saydıklarımız yapılanlar, hayata geçirilenler. Peki, önümüzdeki dönemde yapılması gereken hangi işlerimiz var? Sağlıkta kalite yapılarını gözden geçirdiğimizde henüz işe başlamadığımız ya da başlayıp fazla mesafe alamadığımız alanlar şöyle görünüyor:

  1. Hizmet kalitesinin ulusal düzeyde gözden geçirilmesi ve ulusal kalite hareketinin başlatılması.
  2. Klinik rehberler ve ulusal sağlık teknolojisi değerlendirme merkezlerinin oluşturulması.
  3. Ulusal Sağlık Akreditasyon Sistemi’nin oluşturulması. 1500’den fazla hastanesi olan büyük bir ülke olarak ulusal sistemimizin kurulması son derece önemli. Bir çok örnekteki gibi tam bağımsız bir sistem kurulması tercih edilmiyorsa, tümüyle kamusal kaynaklardan fonlanan bir yapı da oluşturulabilir. Burada kritik olan; bu yapının bakanlık şemsiyesi dışında, bağımsız oluşturularak potansiyel sorunların teknik olarak önüne geçilmesidir. Kamusal sistemler içerisinde en başarılı bulunan sağlık akreditasyon sisteminin Fransa’daki ‘Haute Autorite de Sante’ olduğunu not etmekte fayda olabilir.
  4. Hasta güvenliği konusunda ulusal bir sistemin kurulması. Hastalara zarar veren olayların bildirilmesi, ulusal düzeyde “fotoğrafın çekilmesini” sağlayacak bilimsel çalışmaların yapılması ve deneyimlerin anonim hale getirilerek paylaşılmasını içerecek şekilde kurulacak bir yapının bağımsız ve güvenilir olması sürecin başarısına önemli katkı sağlayacaktır.
  5. Tıbbi çıktıların ölçümü ve kıyaslamaların yapılabilmesi için klinik kalite veri tabanlarının oluşturulması. Bu konuda en çok mesafe almış ülke olan ABD’nin yanında, Avrupa’daki en deneyimli ve en başarılı örneği oluşturan Danimarka’nın sistemini incelemek faydalı olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.